Antik kentte bulundu. 5’inci obje Ra’nın gözü figürü. Tanrıyı ifade ediyor

Bu kazılarda çok sayıda Mısır etkili buluntularla karşılaşmışlar. Mısır’la Anadolu ilişkilerinin siyasi, kültürel ve ticari anlamda ilk çağlara kadar dayandığını biliyoruz. Şimdi Smyrna Tiyatrosu’ndaki kazılarda bu ilişkinin somut örneklerini görmekteler.

Smyrna Tiyatrosu’nda çok sayıda Mısır etkili obje ortaya çıkmış olması, tiyatronun bulunduğu alanda belki de Mısır tanrılarına dönük bir ibadet alanının olduğunu gösteriyor. Tabii bunu mimari olarak da kanıtlamaları gerekiyor. Ama bu objeler en azından Mısır tanrıları tapınağını işaret ediyor.

Yazıtlardan da Mısır etkisinin İzmir’de ve tabii bütününde de Anadolu’da olduğunu biliyoruz. Özellikle Büyük İskender sonrasında ve Roma İmparatorluğu’nun Mısır topraklarına egemen olmasıyla birlikte bu kültürel yakınlaşma hızla gerçekleşmiş.

Bu buluntular arasında beş örnek öne çıkıyor:

1. Mask: Kandillerin yanma deliğinde kullanılan bir kapak. Mısır etkili bir figürdür.

2. Doğum Yapan Kadın Figürü: Doğum yapar pozisyonunda bir kadın figürü. Daha çok Mısır’da görülen bir özellik.

3. Kandil Parçası: Üzerinde İsis Tapınağı’nın görseli var.

4. Tuğla Parçası: Üzerinde “Serapis Hiera” yazısı bulunuyor. Anlamı, “Serapis’in kutsal alanı” demek.

5. Ra’nın Gözü Figürü: Buna “Horus’un gözü” de deniyor. Tek bir tanrı olduğunu ifade eder. Aynı zamanda vicdanın gözüdür. Mısır etkisini gösterir.

Bu kazılar, İzmir Tarihi Liman Kenti adıyla oluşturulan miras alanının bir parçası olarak Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Smyrna Antik Kenti’nin önemini vurguluyor.

Ayrıca, antik Smyrna’yı çevreleyen bölgelerin de UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmesi için çalışmalar sürüyor. Bu hazırlıklar tamamlandığında, umuyoruz ki kalıcı listeye dahil edilecek.

UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’ne girmek için hazırlıklar devam eden İzmir Tarihi Liman Kenti, tarihi Kemeraltı Çarşısı, Basmane, Kadifekale ve Bayraklı’daki Eski Smyrna, Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerini içeriyor.

Prof. Dr. Ersoy, bu hazırlıklar tamamlandığında, İzmir’in tarihi liman kenti olarak UNESCO kalıcı listesine başvuracağını ve bu sayede İzmir’in zengin tarihinin uluslararası tanınırlığını artıracağını umduklarını ifade ediyor.

Ayrıca, İzmir’in bu kültürel etkileri, özellikle deniz ticaret rotaları aracılığıyla nasıl aldığını ve bu etkilerin yerel halka ve Anadolu’nun diğer topluluklarına nasıl yansıdığını anlamamıza yardımcı oluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x